Yazar: Admin

Guvercinlerde B1 B2 B3 B5 B12 vitamini eksikligi

B1 vitamini: Eksikliği sinir tahribatına yol açar, deri hastalığı, iştahsızlık, kas güçsüzlüğü, isteksizlik, huzursuzluk, denge bozuklukları,yorgunluk, kusma, kalp yetmezliği, gibi birçok rahatsızlığa neden olur.B2 vitamini: Eksikliğinde sinir ve deri hastalıkları, kansızlık, gözde yanma ve kızarıklık, göz çevresinde yaralar, sinir sistemi rahatsızlıkları,ishal, anemi, gibi rahatsızlıklar görülür.B3 Vitamini: İştahsızlık, halsizlik, depresyon ve sindirim bozukluklarına neden oldur. B5

Kanatlilarda E Vitamini

E vitamini: Yağda çözünen vitaminlerden biri de E vitaminidir. Temel görevleri; radyasyona karşı koruyucu etki sağlar, yaraların dahahızlı iyileşmesine yardımcı olur, damar sertliği ve damar tıkanıklığını önler. E vitamini eksikliğinde çabuk yorulma, kansızlık, kısırlık, yara-ların geç iyileşmesi ve karaciğer rahatsızlıkları meydana gelir.

Kanatlilarda A vitamini

A vitamini: Enfeksiyonlara karşı direnci arttırır normal büyüme, üreme, kemik ve gaga gelişi-mi, görme için gereklidir. Deri ve tırnakların ve tüylerin sağlıklı kalmasını sağlar. Berrak ve sarıbir kristal şeklinde olduğu ifade edilen A vitamini, 1913 yılında büyüme faktörü olarak tanım-lanmış, 1930 yılında kimyasal yapısı anlaşılabilmiştir. Konuyla ilgilenen bilim adamları, deneyhayvanları üzerinde yaptıkları çalışmalarda, deneklerin günlük

Guvercin ve Yetistirici Sagligi

Değerli yetiştiriciler, şimdiye kadar hepimizin ortakmerakı olan güvercinlerin sağlığıyla ilgili bazı bilgileresahip olduk. Ben burada sizlere kısaca bizyetiştiricilerinde sağlığıyla ilgili birşeyler hatırlatarakuygulamasını yapılabileceğiniz ayrıntılara dikkatiniziçekmek istiyorum.İnsanlardan güvercinlere geçebilen mikroplar olduğugibi güvercinlerden de insanlara geçebilen mikroplarvardır. Avrupa da yetiştiriciler arasında yapılan bazıaraştırmalarda birçok yetiştiricinin akciğerhastalıklarıyla bazı alerjik hastalıklara yakalandıklarıgözlemlenmiştir. Bunun da temel sebebi yetiştiricilerinbasit tedbirleri almayıp

Guvercinlerde Salmenolla hastaligi

GÜVERCİNLERDE SALMONELLA HASTALIĞI En sıkça görülen ve en çok kayıplara neden olan bir hastalıktır. Cins yada yaş gözetmeksizin tüm kuşlarda baş gösterebilir. Salmonellabakterilerinin neden olduğu bir hastalık olduğundan dolayı adını bu bakterilerden alır. Yukarıda da belirtildiği gibi salmonella bakterileri dünyanın her yerinde her cins ve her yaştaki kuşlarda oluşabilir. Evcil güvercinlerde çoğalmalarını ve hareket yeteneklerini

Guvercin Kronik Solunum Yolu Hastalıkları

Chronic Respiratory Disease İngilizce adından kısaltılarak CRD adı ile anılan ve Türkçe’ye “kronik solunum yolları hastalıkları” olarak çevirebileceğimiz bu hastalık tek bir hastalığın adı değil, solunum yollarında görülen bütün hastalıkları kapsayan ortak bir adlandırmadır. Güvercinlerde görülen CRD hastalıkları 3 tanedir. Bu yazı kapsamında söz konusu 3 hastalık hakkında bilgi verilecektir. Bu hastalıklar şunlardır ;1 )

Güvercinlerde E Coli hastaligi

Eshericia coli” adı verilen bir bakterinin neden olduğu hastalıktır. Kısaca E. Coli adı ile anılmaktadır. İnsanda ve hayvanlarda bağırsaklarda bulunan bu bakteri aslında bağırsak florasının bir parçasıdır. Ancak normalden fazla miktarda bulunması sonucu hastalık kendini gösterir.Güvercinlerde hastalığın en belirgin göstergesi ishaldir. Bu hastalığa yakalanan kuşlarımız süratli ve şiddetli bir şekilde su ve elektrolit kaybına uğrarlar.

Organik Asit, Organik asit ne işe yarar

Organik Asitlerin Başlıca Kullanım Amaçları Organik asitler temel olarak yem ve yem hammaddelerindeki mikotoksin üremesini engellemek ve bu yolla hayvanları mikotoksikasyona karşı korumak; hayvanların sindirim sistemlerinde antibakteriyal etki göstermek ve hayvanlarda büyümeyi uyarmak amacıyla kullanılırlar. Yem ve yem hammaddelerindeki mikotoksin üremesini önlemek Özellikle kanatlı hayvanların mikotoksinlere karşı oldukça hassas olması nedeniyle sık sık çeşitli mikotoksikasyon

KANATLILARDA PROBİYOTİK SEÇİMİ

Fonksiyonel bir probiyotik seçiminde arzu edilen birçok özellik vardır. Probiyotiğin etki edebilmesi için; canlının normal florasına uyum sağlamalı ve konakçıdan elde edilmelidir, patojen ve toksik olmamalı, antibiyotiklere karşı dirençli, patojenleri inhibe edebilmeli, mikrobiyal aktiviteyi değiştirebilmeli ve bakteriyosin oluşturabilmelidir. Aynı zamanda bağışıklık sistemini uyarma kabiliyetinde ve sindirim kanalında canlılığını ve metabolizmasını sürdürebilme yeteneğinde olmalıdır. Bu şekilde