KUŞLARDA MANTAR Hastaligi

ASPERGİLLOZİS

Pnömomikozis olarakta bilinen aspergill ozis, kanatlı hayvanlar da çok görülen ve özellikle solunum yollarında bozukluğa neden olan bir enfeksiyo ndur. Süs kuşlarında Aspergill us fumigatus ve diğer türler lokalize ve invazif enfeksiyo nlara neden olmaktadırlar. Hastalık, süs kuşlarında genellikl e akut ve kronik olmak üzere iki formda seyreder. Özellikle akciğer  ve  hava keselerin de  kronik yangı oluşturur.

A vitamin noksanlığı, stres,  poxvirusl ar ve diğer bazı hastalıkların aspergill ozis gelişimi için predispos e faktörler olarak rol alırlar.

Bulaşma. Mantar sporlarının solunum yolu ve yemlerle oral yolla alınması enfeksiyo n şekillenmektedir.

Semptomla r. Hastalard a iştahsızlık, nefes almada güçlük, ses kısıklığı, depresyon . kusma ve kilo kaybı gibi belirtile r şekillenir.  Özellikle dilde ve damakta  yeşilimsi-sarımtırak renkli oluşumlar gözlenir. Deride sarı renkli pul pul  lekeler meydana gelir. Bu bölgedeki tüyler kurur ve kolayca  koparlar. Şiddetli vakalarda beyin,  karaciğer, böbrek, göz ve gastroint estinel sistemler de de lezyonlar gelişebilir ve  bu sistemlerin bozukluğu ile ilgili belirtile r şekillenebilir.

Otopsi bulguları. Akciğerler, hava keseleri ve serozalar da sarımtırak plak veya nodüller görülür. Ayrıca akciğerlerde çok sayıda milier nekrotik odaklar rastlanır.

Teşhis. Klinik  ve otopsi bulgularına göre teşhis konabilir . Ancak kesin teşhis, marazi maddelerd en kanlı agar ve Sabouraud Dextroz agar besi yerlerine ekimler yapılarak etken izole edilmesi ile yapılır.  Ayrıca marazi maddelerd en hazırlanan preparatl ar Malaşit yeşili veya laktofeno l pamuk mavisi ile boyanarak mantar miselleri görülebilir.

Tedavi. Mantar enfeksiyo nun tedavisi çok zor ve aynı zamanda uzun süre alır. Bu yüzden tedaviye erken başlanmalıdır. Bu amaçla çeşitli antifunga l ilaçlar kullanılmaktadır. Ketokonaz ol’ün oral olarak günde 2 kez 10 mg/kg uygulanma sı ile tedavide başarı sağlanır. Bunun yanında diğer kullanılabilecek antifunga l preparatt a ıtrakonazoldür ve  oral yolla günde 2 kez  10 mg/kg dozunda uygulanab ilir. Ancak Afrika gri papağanlar intrakona zola çok hassas olduğundan  bunlarda kullanılmamalıdır. Bunların yanında direnci artırıcıların (levamizol, vitaminla r ) kullanılması  tedaviyi daha da güçlendirir.

KANDİDİAZİS (TRUSH, MONİLİAZİS)

Süs kuşlarında candida türleri, (C. albicans)  sindirim sistemi enfeksiyo nlarına neden olmaktadır. Hastalık  en çok papağan yavrularında ve muhabbet kuşlarında görülür.  Kandida türleri kuşların gastroint estinal kanalında normal olarak bulunabil mektedir. Etkenler genç kuşlarda stres veya hastalık durumlarında gibi direncin kırıldığında fırsatçılığını göstererek  enfeksiyo na neden olurlar.

Hastalığın oluşumuna kötü hijyen, aşırı antibiyot ik kullanımı (özellikle tetrasikl in), uygun olmayan ısı artışı ve kursak durgunluğu gibi faktörler zemin hazırlarlar. Ayrıca kurak mevsimler, kontamine su ve yiyecekle rin alınması hastalığın ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar.

Semptomla r. Hasta kuşlarda, iştahsızlık, halsizlik, zayıflama, kursakta durgunluk ve genişleme ve bazen kusma görülür. Kuşların ağız ve boğazlarında yuvarlak inci renginde veziküller dikkati çeker.  İlerleyen periyotta  özellikle yavruların ağız ve boğazlarında kirli beyaz veya sarımtrak  renkte  kitleler oluşur. Zamanla  kitleler büyüyerek birbirler i ile birleşir ve  ağızdan   pis kokulu  bir akıntı gelmeye başlar. Ayrıca gaga anormalliği, deri, dil, kloaka,  ayak  ve solunum sistemind e de lezyonlar şekillenebilir.

Teşhis. Hastalığın teşhis klinik ve otopsi bulgularına ve marazi maddelerd en etken izolasyon ve identifik asyonuna göre konur. Otopsi de ağız ve boğaz bölgesinde ve kursakta  beyazımtrak renkte lezyonlar a rastlanır . Ayrıca lezyonlu bölgeden hazırlanan sürme preparatın  Wright’s veya Diff Quick’le boyanması ile de  çok sayıda maya hücresinin görülmesi ile de teşhis güçlendirilebilir.

Tedavi. Hastada yapılacak ilk işlem kursakta birken gıdaların boşaltılıp, kursağın  çok fazla sulandırılmış  klorheksi din solüsyonu ile yıkanmasıdır. Ağızdaki lezyonlar iyice temizlend ikten sonra, ağıza günde 2-3 kez gliserin iode sürülür. Bunun yanında Nistatin’in oral süspansiyonundan oral yolla   1 ml/ 350 g   7 gün süreyle  verilebil ir.. Dirençli veya sistemik enfeksiyo nlarda ketokonaz ol  30 mg/kg  dozunda oral yolla günde 2 kez 10 gün süreyle uygulanma sı önerilebilir. Bunlara ilave olarak A vitamin verilmesi faydalıdır.

PARAZİTER ENFEKSİYONLAR

ENDOPARAZİT ENFEKSİYONLARI
Süs kuşlarında enfeksiyo n oluşturan endoparaz itlerin en önemlileri protozoa’lardır. Bunun yanında, nematodla r (yuvarlak kurtlar) ve cestodlar nadiren de olsa  enfeksiyo na yol açarlar.

PROTOZOA ENFEKSİYONLARI
Trichomon iazis (Yalancı Çiçek)

Trichomon aslar, insan ve hayvanların sindirim ve ürogenital sistemini n flagellalı protozoon parazitid ir. Süs kuşlarında “Canker”  enfeksiyonuna neden olur. Hastalığın etkeni  Trichomon as gallinae’dır. Enfeksiyo na papağanlar, muhabbet kuşları, kanaryala r ve güvercinler çok  duyarlıdırlar. Trichomon iazis, bakteriye l, viral ve diğer paraziter hastalıklarla birlikte  seyrettiğnde oldukça öldürücüdür.

Bulaşma. Hastalık direkt (temasla) veya endirekt  (kontamine yem ve sularla) yolla bulaşır.

Semptomla r. Klinik olarak  iştahsızlık, halsizlik, zayıflama, ishal, hırıltılı solunum, kusma gibi belirtile r ortaya çıkar.  Hastaların ağız,  burun ve gözlerinden  akıntı gelir. Kuşlar burun delikleri  yapışkan beyaz eksudat tarafından tıkandığı için ağızdan nefes almaya çalışırlar.  Hastalığın en belirgin semptomu  hastaların boğazlarında  peynirims i  beyaz kaseöz  bir tabaka  oluşmasıdır.

Teşhis. Klinik ve otopsi bulguları ve etkenleri n görülmesi ile konur. Canlı kuşlarda dışkı, kursak, gastroint estinal içerik ve boğazdan alınan mukus örneklerinin parazitol ojik muayenesi nde etkenler kolaylıkla görülür. Histopato lojik kesitlerd e gastroint estinal sistemde nekrozlar vardır ve bu kesitlerd e etken identifik iye edilebili r.

Tedavi. Hastalığın tedavisin de ronidazol, karnidazo l, dimetrida zol ve metronida zol içeren  nitroimid azol türevleri kullanılır.  Bu türevler hastalara 40-60 mg/kg dozunda oral olarak 5 gün süreyle verilebil ir.

Giardiazi s
Giardia türleri, flagellalı protozoon parazitle rdir. Genellikl e trofozoit formları gastro-intestinal  sistemde  kolonize  olur ve  insanlar da dahil olmak üzere birçok memeli türü için patojendi r. Özellikle süs kuşlarından Cockaiel, Budgeriga rs,  Livebirds  ve  Brotogeri s  enfeksiyo na duyarlıdırlar.  Diğer birçok   kuş türünde  enfeksiyo n görülmektedir.

Bulaşma. Dışkı ile çevreye saçılan kistlerin  oral yolla alınması ile olur.

Semptomla r. Hasta kuşlarda iştahsızlık, kusma, zayıflama, ishal, tüylerde toplanma, pika ve kendi kendini kaşıyarak yaralama gibi belirtile r görülür.

Teşhis. Taze dışkının parazitol ojik muayenesi nde (Natif metod. Boya metodu)  trofozoit lerin  görülmesi  yapılır.  Organizma ların  belirlenmesi için dışkı giemsa ve trikrom boyama metodunda n da yararlanılmaktadır.

Tedavi. Hastalığın tedavisin de, metronida zol  35-50 mg/kg İ.M. veya oral olarak günde iki kez 7- 10 gün uygulanab ilir. Son zamanlard a küçük kuşlarda Vit. E/Selenyum uygulaması da  tavsiye edilmekte dir.

Toksoplas mozis
Toxoplasm ozis, Toxoplasm a gondii’nin neden olduğu enfeksiyöz bir hastalıktır. Enfeksiyo n kanarya. güvercin, evcil kanatlılar ve bazı yabani kuş türlerinde görülür. Etken kedilerin dışkıları ile çevreye saçılmaktadır. Kuşlar, etkeni muhtemele n kedi dışkıları ile kontamine kumlardan almaktadır.

Semptomla r. Kliniksel toxoplasm ozis çok yaygın değildir. Hastalık kendini akut şiddetli solunum sistemi yangı semptomu ile gösterir.   Bazı kuşlar (kanarya) enfeksiyo ndan birkaç hafta sonra körlük şekillenebilir. Kör olan kuşlarda iridosikl itis ve panoftalm i (iris ve kirpiksi cisimin birlikte yangısı ve gözün tamamen yangısı) gelişir.

Tedavi. Hastalığın tedavisi yoktur.

Koksidioz is
Koksidiyo zis,  daha  çok  kanaryala rda  ve  güvercinlerde  görülmektedir. Kanaryala rda Isospora canaria, güvercinlerde Eimeria Iabbeana ve Eimeria columbaru m hastalık oluşturmaktadır.

Semptomla r. Hastalık 2 formu vardır.

1. Asemptoma tik form. Bu form kuşlarda en fazla görülen formdur. Bunlar taşıyıcı olarak olarak görev üslenir. Klinik olarak pek fazla  belirti oluşturmazlar, sadece kuşlar    yiyecekle rden yeterince faydalana madıkları için  hafif  zayıflarlar.

2. Akut form. Bu form yavrulard a daha yaygın ve ciddi seyreder. Klinik olarak genel durum bozukluğu,  kokulu,  yeşilimsi  bazen kanlı ve sulu   ishal şekillenir. Hastalar hareketsi z ve dehidredi r. Hayvan hızla  kilo kaybeder.

Otopsi bulguları. Duodenum ödemlidir ve genellikl e mide duvarında yoğun bir kanama dikkati çeker.

Teşhis. Dışkıdan ve intestina l içerikten hazırlanan preparatl arda (flotasyon metodu) çok sayıda ookist görülmesi teşhis için yeterlidi r. Duodenal mukozadan alınan  kazıntılarda parazitin trofozoit leri de görülebilir.

Tedavi. Hastalığın tedavisin de  sulfadimi din 200 mg/L içme suyuna ve 3 gün veya daha uzun süre kullanılması tavsiye edilmekte dir. Bunun yanında  Amprolliu m 50-100 mg/L suya   5-7 gün süreyle katılması ile de başarılı sonuç alınmıştır.

Malaria
Malaria enfeksiyo nu genellikl e kanaryala rda nadiren de  güvercinlerde görülür. Hastalığın etkeni Plazmodiu m cathemeri um’dur ve  çoğunlukla kanarya  malaryasına neden olur.  Etken sinekler tarafından  kuşlara nakledili r.

Semptomla r. Hastalard a deri altında kanamalar dikkati çeker. Mukozalar solgun ve anemiktir . Göz bölgesinde  şişlik meydana gelir.

Otopsi bulguları. Dalak ve  karaciğer şişmiş  ve  esmer renktedir . Eritrosit lerde ve dalakta plazmodyu mlara rastlanab ilir.

Tedavi. Hastalığın tedavisi çok zordur. Quinacrin e hidroklor it  250 mg/kg dozunda. oral olarak. günlük 5 gün süreyle kullanılır. Bu uygulama 10 gün sonra tekrarlan malıdır.

Hexamitia zis
Hehamitia zis, primer   olarak  genç  güvercinlerde  görülmektedir. Hastalığın etkeni, Hexamita columbae’dir. Hastalık genellikl e  yaz ve sonbahar mevsimind e görülür. Yeni yumurtada n çıkan veya anadan ayrılmamış kuşlar risk  altındadır.

Semptomla r. Hastalık akut enteritis le karekteri zedir. Klinik olarak hayvanlar da iştahsızlık, zayıflama, müköz ve kanlı sulu ishal ve genel zaafiyet  gibi semptomla r görülür.

Teşhis. Taze dışkıdan hazırlanan preparatl arda etkeni görmekle teşhis konur.

Tedavi. Hastalığa karnidazo l, dimetrida zol ve ronidazol gibi nitroimid azol deriveler i çok etkilidir . Çoğunlukla karnidazo l tercih edilmekte dir.

Askaridio zis

Askaridio zis, genellikl e papağan (Austuraly a ve Amozon) ve muhabbet kuşlarında  görülür. Klinik belirti olarak iştahsızlık, ishal, büyümede gerileme, malabsorb isyon, kondusyon kaybı ve kusma göürlür. Yoğun parazit invazyonu nda askaritle r bağırsaklarda tıkanıklığa neden olarak ölüme yol açabilir. Hastalığın teşhis dışkıda parazit yumurtasının görülmesi ile konur. Tedavide  levamizol e (% 13.65 enjetable sol) 2 ml  1 lite suya katılarak  3-5 gün süreyle verilebil ir.  Ayrıca ivermecti n 200-400 mg/kg derialt yolla veya mebendazo le 50 mg/kg oral yolla kullanılabilir.

Sestodiaz is

Sestodiaz is, genellikl e Saka, Afrika gri papağanı ve  Cockatoo’da görülür. Kuşlarda Raillieti na ve  Hymenolep is sestot türleri  hastalığa neden olurlar. Bulaşmada sümüklü böcekler ve  atropotla r arakonakçılık eder. Klinik belirti olarak  polidipsi, ishal, zayıflama, anemi ve düşkünlük görülür. Teşhis, dışkıda parazit yumurtala rın görülmesi veya otopside bağırsaklarda erişkin parazitle rin görülmesi ile konur. Tedavide  niklozami t ( 250 mg/kg oral yolla) veya  praziquan tal ( 0.85 mg/kg ) kullanılır. İlaçlar  2 hafta sonra tekrarlan malıdır.

EKTOPARAZİT ENFEKSİYONLARI
Ektoparaz itler deri ve tüylerde yaşayan eklem bacaklılar olup, çoğu kuşların derisinde ki ölü hücreleri yiyerek yaşarlar. Ektaparaz itlerden ileri gelen enfektasy onun şiddeti parazitin sayısı ve konakçının durumuna (beslenme ve hastalıklar gibi) göre değişir. Süs kuşlarında uyuz etkeni, bit ve kene gibi ektoparaz itler görülür.

Uyuz
Süs kuşlarında enfeksiyo na en çok neden  uyuz türü  cnemidoco ptesler‘dir ve bu uyuz enfeksiyo nu “pullu ayak, püskül ayak, yüz ve gaga uyuzu” olarak ta bilinir. Hastalık genellikl e muhabbet kuşları, papağanlar, kanaryala r ve ötücü kuşlarda görülür.

Semptomla r. Hastalık gaga ve ayaklarda hiperkera toz ve kepeklenm e ile karakteri zedir. Baş bölgesi derisinde kalınlaşma ve beyaz kabuklaşma  dikkati çeker. Bu bölgelerde tüyler dökülür. Kronik vakalarda yüzde, gaganın sağ ve sol  taraflarında  0.5- 1 cm uzunlukta  boynuz  benzeri  çıkıntılar  ve deformasy onlar şekillenebilir.

Tedavi. Uyuzun tedavisin de  ivermecti n kas içi veya ağız yoluyla 0.2 mg/kg dozunda uygulanab ilir. İki hafta sonra ikinci bir uygulama yapılmalıdır.

 

Kaynak

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.